Bir şeyin başına X- takısı gelse acaba onun daha ileri bir teknoloji olduğunu düşündüğünüz olur mu? Güzel bir deney konusu olabilir (bkz. bilişsel bilim pazarlama dünyasının kötü emellerine nasıl alet edilir alt başlığı).

comp.lang.lisp USENET grubunu GNUS ile okurken Pascal Bourguignon‘un mesajlarının tepesinde, hemen isminin yanındaki minik bir foto görüntüsü dikkatimi çekiyordu. İçimdeki o özenti, o kıskanç “geek” ve “nerd” ruh haline daha fazla direnemedim ve haykırdım, “ben de istiyorum!”. :) GNUS dokümanlarını, FAQ belgesini filan biraz kurcalayınca “face” filan deyince karşıma önce X-Face çıktı. Ondan sonrası biraz gereksiz bir yolculuk oldu, uğraşıp durdum. Meğer GNUS ve birkaç modern “newsreader” daha “Face” denen daha ileri ve gelişmiş formatı gayet güzel biçimde destekliyorlarmış! Böylece aslında xbm2ikon gibi şeylerle uğraşmama gerek olmadığını, bunlarla uğraştıktan sonra gördüm! (Yani başından X-Face’in X-’ini atıyor ve daha gelişmiş bir sistem sunuyorsunuz insanlara, özgür yazılım dünyasının bir şirket mantalitesi ile çalışmadığı kesin, normalde Face diye bir şey olmasını ve ardından “bakın daha güzelini, moderninin yaptık, Face’i unutun artık X-Face var, karşınızda X-Face!” denmesini bekliyor insan).

Tek yapılması gereken, herhangi bir fotoğrafınızı alıp, bunu 48×48 pixellik bir JPEG dosyası olarak kaydetmek. GNUS içinde söz konusu JPEG dosyasını okuyup Face formatına dönüştürecek fonksiyon mevcut ve şu şekilde kullanmak kabil:

(setq message-default-headers
        (with-temp-buffer
          (insert "Face: ")
          (insert (gnus-face-from-file "~/pics/emre-face.jpg"))
          (buffer-string)))

Yukarıdaki kodu ~/.gnus dosyamın içine yerleştirip GNUS’u yeniden başlatmak yeterli oldu. GNUS dokümantasyonunun ilgili kısmında biraz farklı bir kod önerse de şu anda hatırlayamadığım bir sebepten ötürü yukarıdaki kodu kullanmayı tercih ettim ve çalıştığını test ettim. Artık daha bir güzel gözle baktığım GNUS’um ile ortamlardan ortamlara akabilir, arkadaşlarıma “hey, senin newsreader programın mesajın tepesinde senin minik fotonu gösteriyor mu?” diye sorabilirdim. Bir macera daha böyle sona ermiş, faydalı işler yapmak, verimli olmak, vatana millete hayırlı olmak, önemli teknik belgeleri okumak yerine gereksiz bir “özelleştirme” vaktimi çarçur etmiştim. Aklıma “It’s only rock’n'roll, but I like it.” geldi (lemma: her türlü ruh hali için en az bir cümle bulunabilir ki teselli etkisi yaratsın, ispatı egzersiz olarak okura bırakılmıştır.)

Bir ara İtalyan yazar Luigi Pirandello‘nun oyunlarına bakmak lazım. Ferhan, “çok acayip sözcük oyunları ve sağlam ironi” var diyorsa öyledir ;-) Wikipedia’ya göre televizyon üzerinden yayınlanan ilk tiyatro oyunu da yine Pirandello’ya aitmiş: The Man with the Flower in His Mouth, 1930′da BBC aracılığı ile. Adam ne hissetmiştir acaba?

Benzer Yazılar / Similar Posts:

This entry was posted on Thursday, September 29th, 2005 at 1:08 am and is filed under Debian, Emacs, General, Lisp, Programlama. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Leave a reply

Name (*)
Mail (will not be published) (*)
URI
Comment