Bana gelen e-postadan bir alıntı:
C# 3.0 Yenilikleri
- Bilinçsizce türlendirilmiş yerel değişken
- Nesnelere ve koleksiyonlara ilk değer ataması
- İsimsiz Veri Tipleri (Anonymous Types)
- Genişletme Metotları (Extension Methods)
- Lambda İfadeleri (Lambda Expressions)
- Sorgu İfadeleri (Query Expressions)
Bilinçsizce? Türlendirilmiş? Hmm, gerçekten de yenilik getirmişler dile. Ancak bunu Microsoft değil de BT Akademi yapmış ve C# diline değil de sanki Türk diline yepyeni bir tat kazandırmışlar gibi. Bu ifadeyi bir bilimkurgu / korku filminde görmeyi beklerim kendi adıma:
- Kaptan Kirk!
- Buyur canım?
- Bir derdimiz var!
- Nedir hayatım?
- Birtakım bilinçsizce türlendirilmiş yerel değişkenlerle karşı karşıyayız.
- Hmm
- N’apiciz kaptan?
- Işınla bizi Sikati, akabinde lazerleri hazırda bulundurun, n’olur n’olmaz.
Diğer çeviri felaketlerine buradan erişebilirsiniz.
Good Omens, sayfa 169, sondan 2. paragraf:
But these other calculations were of a kind no computer could ever do. Sometimes he would scribble something on a sheet of paper by his side. It was covered in symbols which only eight other people in the world would have been able to comprehend; two of them had won Nobel prizes, and one of the other five dribbled a lot and wasn’t allowed anything sharp because of what he might do with it.
5 + 2 <> 8 ancak buna dair Internet’te sadece tek bir site bulabildim ilk Google aramamda, ‘Three Maids and an Angel (Don’t Walk Into a Bar) by Vulgarweed’ başlıklı bir yazının sonunda şöyle bir kısım vardı:
Only eight other people in the world would have been able to comprehend it?two had won Nobel Prizes, and one of the other five dribbled a lot and wasn?t allowed anything sharp because of what he might do with it.*
Meg Murry was one of the remaining four.
*Meg also knows what happened to the mysterious eighth person, as this direct quote from Good Omens only adds up to seven. The eighth both does and doesn’t exist, and finds this very vexing.
Bana ironik gelen nokta ise, Good Omens kitabının bir yerinde çeşitli baskı hataları yapan meşhur bir İngiliz basımevinden bahsedilir ve trajikomik baskı hatalarına dair örnekler verilir. Acaba Good Omens’teki önce 8 deyip sonra 7 kişiden bahsetme durumunu bir tür hata yahut gizemli bir müdahale, bir tür sır olarak kabul edebilir miyiz.
Good omens!

Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Bu konferansta Saatleri Ayarlama Enstitüsü?nün Hollandalı çevirmeni Hanneke van der Heijden Ahmet Hamdi Tanpınar (1901-1962)?ın bu ünlü romanını hiciv çevirisinin özelliklerine de değinerek ele alacaktır. Sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyacağız.
Tarih ve Saat: 6 Nisan Pazartesi 2009, 18:30
Yer: Hollanda Araştırma Enstitüsü
İstiklal Caddesi, Nur-i Ziya Sokak 5 (Odakule’nin karşı sokağı), Beyoğlu, İstanbul
Konferansın dili İngilizcedir. Konferans için kayıt yaptırmak gerekmemektedir.
İletişim:
Tel: 0212 293 9283
E-posta: nit at nit-istanbul.org
Web: www.nit-istanbul.org
Münih Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Christoph K. Neumann, 25 Mart 2009, 16.00′da Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Prof. Dr. Kemâli Saybaşılı Toplantı salonunda “Edebiyat Cografyasında Bir Toplumsal Şebeke: Osmanlı İmparatorluğu’nda Mevleviyye” başlıklı bir konuşma yapacaktır. Katılım herkese açıktır.
Çeviri felaketleri dizimizin yeni konuğu Andante klasik müzik dergisinin Ekim – Kasım 2008 (Yıl 5, Sayı 36, s. 108) tarihli sayısında eleştirdiği ‘Ölmeden Önce Dinlemeniz Gereken 1001 Klasik Müzik‘ adlı eser. Söz konusu çeviri ‘1001 Classical Music Albums You Must Hear Before You Die‘ başlıklı eserin çevirisi ve dergideki saptamalardan görebildiğim kadarı ile korkunç çeviri hataları barındırıyor. Hataların çoğu klasik müzik terminolojisini bilmemekten kaynaklanmış gibi duruyor.
Andante’deki eleştiriden birkaç alıntı yapmak gerekirse: Klakson (İngilizce’deki ‘horn’ sözcüğü çevirisi olarak), ruh durumu / halet-i ruhiye (‘mode’ sözcüğünün çevirisi olarak, çevirmenlerden biri ‘mood’ ile karıştırmış), Büyükşehir Operası (‘Metropolitan Opera’nın karşılığı olarak). Daha pek çok çeviri hatası dergideki yazıda yer alıyor.
Birden çok çevirmen olduğunu göz önünde bulunduran Andante, eleştirisinde iyi çevrilmiş bölümlerden de örnek vermiş ama genel olarak çeviri yanlışlarının çok daha ağır bastığını belirtmiş.
Andante’nin paylaştığı bir başka ilginç saptama ise çevirinin özgün eserden daha pahalı olduğu. Bu durumda İngilizce bilenler için özgün eseri almak hem ruh sağlığı hem de finansal sağlık açısından daha uygun gibi görünüyor